ULAŞIM - ULAŞIM Nedir? - Havayollarımız - Denizyollarımız - Demi

2008-01-29 10:48:00

Bir ülkede, ulusal birliğin sağlanmasında, ülkenin savunulmasında ve ekonominin gelişmesinde ulaşımın rolü çok büyüktür. Ulaşım, ekonomik kaynakların iyi bir şekilde işletilmesi ve değerlendirilmesinde de etkilidir.Cumhuriyet Dönemi'nde artan nüfusumuz ve gelişen ekonomimize paralel olarak, ulaşım alanında bazı çalışmaların yapılmasına gereksinim duyulmuştur. Bu amaçla, kara ve demir yolu yapımına hız verildi. Deniz ve hava ulaşımı önem kazandı. Çünkü kara yollan, demir yollan, deniz ve hava yolları olmadan ulaşım gerçekleştirilemez ve bir ülke kalkınamaz. Bu bakımdan yollar, ülkenin can damarlarıdır.

Karayollarımız

Başlıca karayollarımız

        Yurdumuzda, yük ve yolcu taşınmasında, en büyük pay kara yollarımıza düşmektedir. Bugün, ülkemizde gelişmiş bir kara yolu ağı vardır. Özellikle büyük yerleşme birimleri düzgün yollarla birbirine bağlanmıştır.

        Ege, Marmara. iç Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz yeryüzü şekilleri bakımından kara yolu yapımına daha elverişlidir. Buna karşılık Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde dağların kıyı boyunca uzanması, Doğu Anadolu Bölgesi'nin engebeli bir yapıya sahip olması, yol yapımını zorlaştırmaktadır. Buralarda yollar, mevcut vadi ve ovalardan geçirilmekte, geçit vermeyen yerlerde ise tüneller açılmaktadır.

        Bazı bölgelerimizdeki elverişsiz koşullara karşın yurdumuz, konumu bakımından özellikle kara ulaşımında büyük gelişmeler göstermiştir. Avrupa ülkelerini, zengin petrol kaynaklarına sahip Orta Doğu ülkelerine bağlayan kara yollarımızda trafik, her geçen gün artmaktadır. İstanbul Boğazı üzerinde bulunan Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, kara yolu ulaşımındaki gelişmeye büyük katkıda bulunmaktadır. En işlek kara yolu, Edirne-İstanbul-Ankara-Adana-Hatay arasında uzanır. Bu yol Avrupa ile Orta Doğu ülkelerini birbirine bağlar. Ayrıca İstanbul-Bursa-İzmir arasındaki kara yolu da oldukça işlektir.

        Demiryollarımız

        Özellikle yük taşımacılığında demir yollarımız önemli bir yere sahiptir. Uzun mesafelerde yük ve yolcu taşınmasında, kara yolundan daha ucuz olması nedeniyle demir yolları tercih edilmektedir. Bu yollarımızla daha çok maden cevherleri, büyük makineler ve şeker pancarı gibi ağır yük taşınmaktadır.

        Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda, ülkemizde mevcut demir yollarının büyük bir bölümü yabancıların elindeydi. Devlet Demir Yollan Genel Müdürlüğü kurularak yeni demir yolu yapımına gidildi. Ayrıca yabancıların elindeki demir yolları millileştirildi. Bu gelişmelere rağmen, bugün ülkemizdeki demir yolları, henüz yeterli değildir. Demir yollarımızın modernleştirilmesi çerçevesinde Ankara-İstanbul arasında elektrikli tren seferleri başlamıştır.

        Denizyollarımız

        Deniz yollan, daha çok uluslar arası ticarette önem taşımaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan yurdumuzda deniz ulaşımını gerçekleştiren doğal limanlarımız olduğu gibi dalgakıranlarla korunmuş yapay limanlarımız da vardır.

        Cumhuriyetten önceki dönemde, limanlarımız arasında ulaşımı gerçekleştiren gemilerin pek çoğu ve deniz ticareti, yabancıların elinde idi. Lozan Antlaşması ile limanlarımız arasındaki taşıma hakkı, sadece Türk gemilerine verildi. Buna kabotaj hakkı denir. Bu hak, 1 Temmuz 1926 yılında yürürlüğe girdi.

        Deniz yollarıyla ulaşım, Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığının kurulması ile gelişme gösterdi. Mevcut limanlar geliştirildi ve bunlara yenileri eklendi. Bu sayede ülkemiz, modern bir filoya sahip oldu. Bugün, bazı Türk firmaları, uluslar arası deniz taşımacılığında da söz sahibi olmaya başladı.

        Yük ve yolcu trafiği bakımından Türkiye'deki en işlek limanlar; İstanbul, İzmit, İzmir, Mersin, İskenderun ve Samsun'dur.

        Havayollarımız

        Ülkemizde hava ulaşımı, giderek gelişme göstermektedir. Özellikle yolcu taşımacılığında hava yollan tercih edilmektedir.

        Yurdumuzda bugün hava yolu ulaşımı, Türk Hava Yollan ve bazı özel şirketlerce sağlanmaktadır. Büyük kentlerimiz arasında günlük uçak seferleri yapılmaktadır. Ayrıca önemli turizm merkezlerimiz de hava yolu ile birbirine ve yurt dışına bağlanmıştır.

        Cumhuriyet Döneminde; hava alanlarımız, güvenli iniş ve kalkışlar için teknik araçlarla donatılmış, hava filomuz yeni ve modern uçaklarla desteklenmiştir. Yurt içi ye yurt dışı hava bağlantılarının en önemli merkezleri; Ankara'daki Esenboğa, İstanbul'daki Atatürk, İzmir'deki Adnan Menderes ve Antalya'daki Antalya hava limanlarıdır. Bunlar her tip uçağın iniş ve kalkışına elverişlidir. Yurdumuzdaki hava alanı sayısı giderek artmaktadır. Türk Hava yolları; Avrupa, Kuzey Amerika, Orta Doğu, Orta Asya ve Uzak Doğu ile Kuzey Afrika ülkelerine düzenli seferler yapmaktadır.

        Bir ülkede kara, deniz ve hava yollarının sıklığı, uzunluğu ve niteliği ile bu yollardaki taşıtların çokluğu, o ülkenin ekonomik gelişme derecesini ortaya koymaktadır. Ülkemiz de ekonomik gelişmesine paralel olarak bu alanlarda gelişme göstermektedir. Ancak kara yollarındaki trafiğin gün geçtikçe yoğunlaşması, birtakım trafik sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan, kara yollarındaki taşıtların hareketlerini kolaylaştırmak ve en önemlisi trafik kazalarını önlemek için bazı uygulamalara gidilmiştir. Üst ve alt geçitler ile otoyolların yapılması bu çalışmalardandır. Böylece hem zaman kaybı hem de kazalar büyük ölçüde önlenmeye çalışılmaktadır. Bütün bu çalışmalara rağmen, yurdumuzda yine de çok sayıda trafik kazası olmakta ve pek çok yurttaşımız yaşamını yitirmekte veya sakat kalmaktadır. Ayrıca büyük ölçüde maddi zarar olmaktadır.

        Kara yollarında sık görülen trafik kazalarının başlıca nedenleri; aşırı hız, trafik kurallarına uymama, uykusuz ve içkili araç kullanmadır. Bu kazalara; yayaların trafik kurallarına uymamaları, dalgınlıkları ve yolun taşıtlara ayrılan bölümünden gitmeleri de neden olmaktadır. Özellikle çocukların yollarda oynamaları, taşıtların arkasından koşmaları veya hareket halindeki taşıtlara asılmaları kazalara yol açmaktadır. Bütün bu dikkatsizlikler, bir anda istenmeyen sonuçları doğurur, toplumu tamiri mümkün olmayan zararlara sokar. Bu bakımdan gerek yayalar, gerekse araç sürücüleri, trafik kurallarına uymalı ve istenmeyen sonuçlara neden olmaktan kaçınmalıdırlar.

        Trafik kazalarında ilk yardımın önemi büyüktür. Kazalardaki ölümlerin ve sakat kalmaların en büyük nedenlerinden biri, ilk yardım uygulamalarının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, ilk yardımın zamanında uygulanmaması da ölüm oranını artırmaktadır. Kazalarda ilk yardımın kısa sürede ve etkin bir şekilde yapılmasıyla kurtarılacak hayat sayısı da artacaktır. Kaza geçiren kişinin yanlış taşınması gibi uygulamalar kazazedeye yarardan çok zarar verebilir. Yanlış uygulamaları önlemek için yapılması gerekenleri, kısaca şöyle sıralayabiliriz:

        Olası bir panik önlenmeli, yaralının çevresinde kalabalığın oluşmaması sağlanmalıdır.
        Yaralının solunumu kontrol edilmeli, ihtiyaç varsa ağızdan ağza yapay solunum yapılmalıdır.
        Hastanın kalbi kontrol edilmeli, kalp atımları yoksa zaman geçirilmeden kalp masajı yapılmalıdır.
        Kanama varsa tekniğine uygun olarak durdurulmaya çalışılmalıdır. "** Yaralının vücut ısısı korunmalıdır.
        Yaralı, ikinci bir kazanın meydana gelmeyeceği emniyetli bir yere (fazla hareket ettirilmeden) taşınmalıdır.
        Yaralının durumu ve kaza hakkında ilgili birimlere hemen haber verilmeli, ambulans ve diğer teknik yardımların gelmesi sağlanmalıdır.
        Ambulans olmadığı durumlarda hasta diğer araçlarla en yakın sağlık kuruluşuna taşınmalıdır.
        Aslında bütün bunlar ilk yardım kurallarını bilen bir sağlık personeli tarafından yapıldığı taktirde olumlu sonuç verebilir. Böyle kişileri de gereksinim duyduğumuz her yerde bulmamız mümkün değildir. Bu bakımdan bizlerin de en azından ilk aşamada yapılacak ilk yardım konularında bilgi sahibi olmamız gerekir. Derslerimizde (Sağlık Bilgisi gibi) bu konuda uzman kişiler tarafından verilecek bilgileri ve yapılacak uygulamaları iyi öğrenmemiz gerekmektedir.

1273
0
0
Yorum Yaz