Özet - Sefiller En Kısa Özeti (Sefiller-Yaprak Dökümü-Beyaz Kale

2008-01-18 12:05:00

SEFİLLER-Özet

Bay Myriel genç yaşında evlenmiştir. Eski parlamento üyeleri dağıtıldıktan sonra Bay Myriel İtalya;ya göç etmiştir ve burada uzun süredir hasta olan eşini Fransız İhtilali ile birlikte kaybetmiştir. Uzun bir aradan sonra Bay Myriel tekrar Fransa;ya dönmüştür. Burada rahip olmuştur ve Digne piskoposluğuna atanmıştır. Bu atamayla Bay Myriel kendisinden on yaş küçük olan kız kardeşini ve hizmetçilerini alarak görev yerine gitmiştir. Piskoposluk sarayı çok görkemli bir konaktır fakat bunu yanında hastane tek katlı çok küçük bir yerdir. Bay Myriel bir akşam hastanenin başhekimini evine yemeğe çağırır ve ona evi ile hastaneyi değiştirmeyi önerir. Bu öneriyi sevinçle karşılayan başhekim bu öneriyi kabul eder ve kısa bir sürede hastane ile piskoposluk sarayının yeri değişir. Bay Myriel yaptığı yardımlarla kısa sürede halkın kalbinde taht kurmuştur. Halka verdiği vaazlarda hasta olan insanlara kötü gözle bakılmaması gerektiğini bunu aksine hastalığı yaratan koşulları görüp onları iyileştirmenin bir çaresini bulmanın gerektiğini anlatmıştır. 1815 yılının Ekim ayında Digne kentine kırk yaşlarında bir adam gelmiştir. Bu adam ilginç giyimiyle garip bir görüntü oluşturuyordur. Adam kentin en gösterişli bir hanına doğru yürür ve orada kalmak istediğini han sahibine iletir fakat kalacak yer olmadığı için buradan geri döner. Halbuki bu handa yer vardır fakat hancı sahibinin gözü tutmadığı için adama yalan söyler ve onu başından atar. Adam, girdiği diğer meyhanede de handaki olaylara benzer davranışlarla karşılaşır ve bir cezaevinin kapısını çalar. Küçük pencereden bakan gardiyana bir gecelik yatak istediğini söyler fakat gardiyan oraya sadece suç işleyenlerin girebileceğini söyler ve pencereyi kapatır. Gece yaklaştıkça adam iyice titremeye başlamıştır. Yürüdüğü yolun sonunda yıkık bir kulübe görür ve geceyi geçirmek için oraya sığınmaya karar verir. Fakat içeri girer girmez kocaman bir köpekle karşılaşır ve haykırarak oradan uzaklaşır.

YAPRAK DÖKÜMÜ-Özet

a)Kitap Adı:Yaprak Dökümü b)Yazar adı:Reşat Nuri Güntekin c)Yayımlandığı Yıl:1999-26.Baskı d)Sayfa Sayısı:135 e)Yazarın Hayatı: (25 Kasım 1889,İstanbul-7 Aralık 1956 Londra) İlköğretimini Çanakkale ve İzmir;de yaptı.Yükseköğretimini,1912de İstan-bul Darülfünunu;nda (İstanbul Üniversitesi) tamamladı.1913;de Bursa Sultani-si;nde Fransızca Öğretmeni oldu.1916-1919 arasında İstanbuldaki Vefa ve E-renköy Liselerinde müdürlük görevinde bulundu.1931-1939 arasında Milli eği-tim müfettişi oldu.1939-1943 arasında bir dönem Çanakkale milletvekili seçildi. 1947;de Milli eğitim baş müfettişliği,1950;de Paris;te kültür ateşeliği ve öğrenci müfettişliği görevlerinde bulundu.Ateşeliği sırasında,UNESCO;da Türkiye tem-silciliği de yaptı.1945;te emekli olduktan sonra İstanbul Şehir tiyatrolarında E-debi Kurul Üyeliği;ne getirildi. Reşat Nurinin edebi yaşamı 1.Dünya Savaşı sonlarında başlamıştır.İlk yazısı,uzun bir öykü olan ;Eski Ahbap; 1917;de Diken dergisinde yayımlandı. Reşat Nuri,Milli Edebiyat akımıyla başlayan,halka ve onun gerçeklerine yön-eliş hareketinin Anadolu;ya uzanan ilk başarılı temsilci sayılır. Ona büyük ününü ve geniş okur kitlesini kazandıran Çalıkuşu adlı yapıtı ol-du.İstanbul kızı dört perdelik bir oyunundan romana dönüştürdüğü Çalıkuşu, 1922de Vakit gazetesinde tefrika edilince büyük ilgiyle karşılandı. 1923-1927 arasında yazdığı Dudaktan Kalbe,Akşam Güneşi ve Bir Kadın Düşmanı,romancılığının ilk dönemi yapıtlarıdır. Reşat Nuri,romanlarında kişilerin duygusal ilişkileriyle döneminin toplumsal sorunlarını bir arada yansıtmıştır.Reşat Nuri edebiyat yaşamına öyküyle başla-masına karşın,roman ve tiyatroda verimli olmuş,öykücülüğünü etkili biçimde sürdürmemiştir.Eleştirel bir yaklaşımla yazdığı kimi kısa öykülerinde güldürü ö-ğesi ağır basar.

BEYAZ KALE -Özet

Orhan Pamuk - Kitap özeti
Venedik;ten Napoli;ye doğru seyretmektedirler. Türk gemileri yollarını keser. Üstelik onlar topu topu üç gemiyken, Türk gemilerinin ardı arkası kesilmemektedir. Bu Venedik gemisindeki kürekçi esirlerde Türk olduklarından kaptan onları kırbaçlayamaz. Kaptanın bu korkusunun, Yazarın hayatını değiştireceğinden haberi yoktur. Türk gemileri geldiklerinde diğer iki Venedik gemisi gemilerin arasından sıyrılıp kaçar. Yazarın olduğu gemi ise kaçamaz ve Türk gemilerinin arasında kalır. O öğrenmeye düşkün biridir. Kamarasına iner ve Floransa;dan aldığı kitaplara göz gezdirmeye başlar. Türkler artık gemidedir yukarıdan seslerini duymaktadır. Yukarıya çıktığında esir düşen adamların ne yapılacağına karar verilir. Bu adamlardan çoğu kürekçi olur. Yazarın aklına ise astronomiden anladığı ve doktor olduğunu söylemek gelir. Böylece daha iyi yerlere gidebilir. Türklere bunu söylediğinde pek yüz bulamaz. Daha sonra İstanbul;daki sarayın zindanında bulur kendini. Burada doktorluk yapmaya çalışır. İyileştirdiği hasta sayısı çoktur ve bundan para da kazanmaktadır. Hal böyle olunca birgün Paşa tarafından çağırılır. Paşa;ya ya astronomi, matematik, tıp ve mühendislikten anladığını söyler. Paşa;nın özel bir durumu vardır. Paşa;nın hastalığı bildiğimiz nefes darlığıdır. Paşa bazı karışımlar hazırlar fakat bunu önce kendi paşanın önünde içer, sonra paşa zehirli olmadığı kanatına vardığında kendi içer. Adamı geri zindanına gönderirler. Adam zindanda doktorluktan kazandığı parayla türkçe dersi aldığı ve türkçeyi hemen öğrendiği görülnce Paşa şaşırır. Günler, aylar geçtikten sonra Paşa;nın iyileştiğini duyunca sevinir. Fakat Paşa tarafından çağırılmamaktan yakınır. Birgün Paşa kendisini çağırır odaya girdiğinde gözlerine inanamaz kendisine tıpatıp benzeyen sakallı bir adam vardır. Paşa buna Hoca diye hitap etmektedir. Paşa mevzuyu açar ve bir düğün tertipleyeceğini ve bu düğünde Hoca;yla birlikte düğün için fişek yapacaklarını söyler. Hocayla hergün çalışırlar plarnlar

SİNEKLİ BAKKAL -Özet

I.BÖLÜM Bu dar arka sokak bulunduğu semtin adını almıştır: Sinekli bakkal. Evler hep ahşap ve iki katlı. Köhne çatılar, karşıdan karşıya birbirinin üstüne abanır gibi uzanmış eski zaman saçakları. Ortada baştan başa uzanan bir aralık kalmış olmasa, sokak, üstü kemerli karanlık bir geçit olacak. Doğuda, batıda, bu aralık, renkten renge giren bir ışık yolu olur. Fakat sokağın yanları her zaman serin ve loştur.Köşenin başında durup bakarsanız; her pencerede kırmızı toprak saksılar ve kararmış gaz sandıkları görürsünüz.Saksılarda, al, beyaz, koyu kırmızı sardunya, küpeçiçeği, karanfil.Gaz sandıkları da öbek öbek yeşil fesleğenle dolu.Ta köşede bir mor salkım çardağı altında çevrenin en işlek çeşmesi var.Bütün bunların arkasında tiyatro dekorunu andıran beyaz, uzun, ince minare... Bu semtte önemli bir çeşme vardır.Eğer bir yabancı durur su dolduran kadınlarla ahbaplık ederse bir kınalı parmak ona iki yer gösterir:Biri Mustafendininİstanbul Bakkaliyesiöteki arka pencereleri çeşmenin üstüne açılan imamın evidir. İmamın Emine adında bir kızı vardı. Mustafendininde Tevfik adında bir yeğeni vardır. Mahalle imamı bağnaz bir kişidir. Hep cehennemin zebanilerinden bahseder,bu mahallede yaşayan herkesin cehennemde yanacağını hesap ederdi. İmamın belki de en beklemediği şey aynı mahallede bakkalcı Mustafa efendi;nin yeğeni karagözcü ve ortaoyuncu Tevfik ile, babası istemediği halde evlenmesi idi. Tevfik, ortaoyununda zenne (kadın) rolüne çıktığı için Kız Tevfik diye anılmaktadır.Tevfik on dokuz yaşında iken kadın rolünü en iyi yapan orta oyuncusu sıfatını almıştı.Hatta bu mahallede oturan Zaptiye Nazırı Selim Paşa bile onu izlemeye gelmiş ve Kahkahalar atmıştı. Tevfik dul annesi ile dayısı Mustafendi;nin evinde yatar kalkarlardı.Günün birinde dul annesi ve dayısı ölünce ev ve bakkal dükkanı ona kalmıştı..Tevfik Emine;nin gönlünü yapmak için orta oyununu bırakıp bakkallık edeceğini açıladı.Tevfik bakkal işine döner dönmez Emineyle eSinekli Bakkal Kitabinin incelemesi

Suç ve Ceza-Özet

1) KİTAP İLE İLGİLİ BİLGİLER a-) Kitabın adı : Suç ve Ceza b-) Yazarı : Fyodor Mikhailovch Dostoyevski c-) Yayınevi : Timaş Yayınları d-) Yılı : 1999 2)KAYNAK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME a-)Yazar Hakkında Bilgi: Rus romancısı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1821de Moskovada doğdu, 1881de Petersburg da öldü. Annesini küçük yaşta kaybetti; babası Dostoyevskiyi Petersburg Mühendislik okuluna yazdırdı; babası da bir süre sonra öldü. Mühendislik okulunun bilimsel ve askeri disiplini, okumak, kitaplar yazmak isteyen Dostoyevskinin eğilimleriyle hiç bağdaşmıyordu. Bu nedenle, öğrenimini bitirdikten sonra yoksul kalma pahasına kendini kitap yazmaya verdi; geçimini sağlamak içinse, çeviriler yapıyordu. Ancak, adını yavaş yavaş duyurmaya başlamışken genç liberallere katılmasıyla yaşamının akışı önemli ölçüde değişti. I. Nikolay ın polisi tarafından tutuklandı; 8 ay hücrede kaldıktan sonra ölüm cezasına çarptırıldı. İnfaza birkaç saniye kala cezası dört yıllık Sibirya sürgününe çevrildi. Sürgününden uzun süre sonra, yeniden Petersburg a dönme iznini elde etti; bu koşullar altında yeniden yazmaya başladı; yazdıklarıyla Çar II. Aleksandr ı bile etkiledi. Yapıtlarının ses getirmesine karşın, Dostoyevski paraya kavuşamamıştı. Bundan sonra özel yaşamında büyük sıkıntılar yaşadı; sürgünden sonra sara nöbetlerinden de bir türlü kurtulamamıştı; ancak bu dönem, onun Karamazov Kardeşler, Ecinniler, Suç ve Ceza gibi en ünlü yapıtlarını kaleme aldığı dönem oldu. 28 Ocak 1881de bir kanama sonucu öldüğünde, Rusya, bu eski mahkum için, görülmemiş bir cenaze töreni düzenledi. Dostoyevskinin yapıtlarındaki en değerli yön, kuşkusuz, olağanüstü güçteki psikolojik tahlillerdir b-)Yayınevi Hakkında Bilgi: Timaş Yayınevi 1982 yılında İstanbulda kurulmuştur. Bugüne kadar 800e yakın kitap çeşidiyle yayın dünyasının önde gelen yayınevlerinden birisidir. Yayın yelpazesinin geniş olması Timaş misyonu ile ilgilidir. Biz ışık tutarız, okur yolunu bulur KITAP ANALIZ FORMU 1) KITAP ILE ILGILI BILGILER a-) Kitabin adi : Suç ve Ceza b-) Yazari : Fyodor Mikhailovch Dostoyevski c-) Yayinevi : Timas Yayinlari d-) Yili : 1999 2)KAYNAK ILE ILGILI DEGERLENDIRME a-)Yazar Hakkinda Bilgi: Rus romancisi Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1821 de Moskova da dogdu, 1881 de Petersburg da öldü. Annesini küçük yasta kaybetti; babasi Dostoyevski yi Petersburg Mühendislik okuluna yazdirdi; babasi da bir süre sonra öldü. Mühendislik okulunun bilimsel ve askeri alanında okudu.

8572
0
0
Yorum Yaz