GAZEL, Gazelin İlk Beyiti, Gazelin Son Beyiti, Gazelin En Güzel

2008-01-18 17:24:00
GAZEL

Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belli biçimdeki şiirlere gazel denir. Gazel, beyitlerle yazılır. Birinci beyit musarra'dır, yani dizeleri birbiriyle uyaklıdır (aa). Öteki beyitlerin, ikinci dizeleri birinci beyitle uyaklıdır (ba, ca, da ..). İlk beyitten sonraki beyitlerin birinci dizeleri uyaksızdır. Uyak düzeni aa, xa, xa, xa ... şeklindedir.


Gazelin musarra' olan ilk beytine matla (doğuş yeri) denir. Matla'dan sonra gelen beyte de hüsn-i matla adı verilir ki, bu beytin matla'dan daha güzel olmasına dikkat edilir.

Her dizesi aynı uyakta olan şiirlere de genel olarak musarra ya da müselsel adı verilir.

Gazelin son beytine makta (kesme yeri), makta'dan bir önceki beyte de hüsn-i makta denir. Bu beytin de makta'dan güzel olmasına dikkat edilir. Şair mahlasını (şiirlerinde kullandığı takma adını) ya makta'da (son beyit) ya da hüsn-i makta'da (sondan bir önceki beyit) kullanır. Buna göre şairin mahlasını kullandığı beyte mahlas beyti denir. Mahlas kullanılmamış gazeller de vardır(Örn. Kadı Burhanettin). Mahlas, kimi zaman gazelin daha önceki beyitlerinde bulunabilir. Bu durumda mahlas beytinden sonraki birkaç beyitte şair, zamanın padişahını, devlet büyüklerini, din büyükleri ya da tarikat uluları için övgüde bulunur. Böyle gazellere gazel-i müzeyyel denir.

Gazelin en güzel beytine –yeri neresi olursa olsun- beytül gazel ya da şahbeyt denir.

Gazellerin beyit sayısı 5 ile 9 arasında değişir. Beyit sayısı çift rakamlı olan gazeller azdır.

Gazel konu bakımından lirik bir nazım biçimidir. Divan şiirinin duygu ve öz şiir yönünü en çok gazel belirtir. Üslup yönünden kusursuz olması gerekir.

Gazelin önemli bir özelliği de beyitler arasında doğrudan doğruya anlam bağı bulunmamasıdır. Öyle ki, matla (ilk beyit) ve makta (son beyit) beyitlerinin dışında, öteki beyitler arasında yer değişikliği yapılsa, gazelin genel anlamında hiçbir değişme olmaz. Bununla birlikte, beyitler arasında anlam açısından bir uyum bulunması ve gazelin bütününe aynı kavram, düşünce ve benzetmelerin egemen olması gerekir. Bunu da sağlayan uyak ve rediftir.

Gazelde, redifin yarattığı kavram birliği dışında, beyitler arasında anlam birliği bulunan gazellere yek-ahenk denir.

Gazelde anlam birliğinden başka, beyitlerin aynı güçte, aynı değer ve güzellikte olması da söz konusudur. Böyle gazellere yek-avaz denir.

Gazelde en çok anlatılan konu kadın ve aşktır. Bunun yanı sıra sevgilinin güzelliği, çekiciliği, ona duyulan özlemin ve sevgilinin yaptığı kötü davranışların ıstırabı da anlatılır. Bunun dışında, içki alemleri, şarabın zevki, baharın verdiği neşe, talihin iyi ve kötü cilveleri, aşkın mutluluk ve sıkıntısı sık sık işlenen konulardır. Dinle ilgili düşünceler, tasavvuf, ham sofularla alay, hayat, dünya ve ahiret hakkında hikmetler de gazellerde sık sık söz konusu edilir. İşte bu konuların yoğun olarak işlendiği gazeller üslup yönünden çeşitli adlar alır:

Aşkın verdiği mutluluğu, sıkıntıyı, sevgiliden yakınmayı, sevgiliye karşı yakarışları, içli ve duygulu olarak gazellere aşıkane (garami, lirik) gazel denir. Divan edebiyatında bu alanın tek temsilcisi Fuzuli’dir.

Genellikle içkiyi, içki zevkini, içki ile ilgili türlü düşünceleri, hayata karşı kayıtsızlığı, yaşamaktan zevk almayı konu olarak işleyen gazellere rindane gazel denir. Divan edebiyatında bu yolda en başarılı olan Baki’dir.

Kadını ve aşkın zevklerini konu alan, zarif ve çapkın bir anlatımla söylenmiş gazellere de şuhane gazel adı verilir. Nedim bu yoldaki gazelleriyle tanınmıştır. Öyle ki bu yolda gazel söylemeye Nedimane tarz denilmiştir.

Ahlakla ilgili öğütler veren, türlü hayat görüşlerini yansıtan, özdeyiş niteliğindeki sözlerin ağır bastığı gazellere de hikemi gazel denir. Hikemi tarzındaki gazelleriyle Nabi ün salmıştır. Koca Ragıp Paşa’nın da bu yolda gazelleri vardır.

7368
0
0
Yorum Yaz