Fransız İhtilalinin Sebepleri, Fransız İhtilali, İhtilali, İhtilal,İhtilaller, Volter, Dekart, Monteskiyö, Contrat Social, Ansiklopedist, Didero, Eta Jenaro
Sebepleri:
Dış Sebepler:
İhtilalin Başlaması ve
Dönemleri :
İhtilal Savaşları(1792-1815)
Fransız ihtilalinin sebeplerinin iç ve dış sebepleri olacak iki kısımda
işleyebiliriz.
İç Sebepler:
1- Krallık
Rejiminin İstibdadı: Fransa XVI. yüzyıldan beri koyu bir mutlakıyetle
yönetilmekte idi. Krallar, memleketin sahibi ve efendisi sayılırdı. Kralın
Tanrı'dan başka kimseye hesap vermeyeceği kabul olunurdu. Kral ve çevresinin ,
zengin ve gösterişli yaşamına karşılık, halkın sıkıntılı yaşamı, Kral'a tepki
duyulmasına yol açmıştır.
2- Sosyal Durum
( Halkın çeşitli Sosyal Sınıflara Ayrılması ): Fransız milleti eşitsizlik
üzerine kurulmuş sosyal bir yapıya sahipti. Halk, birbirlerine eşit olmayan ve
başka hak ve imtiyazlara sahip bulunan ; Soylular - Rahipler - Burjuvalar-
Köylüler olarak, dört ayrı sınıfa bölünmüştü.
Soylular:
Büyük toprak ve Malikane sahibi idiler. Devlet memurluğu ve askerlikle
uğraşırlar, devlete vergi vermezlerdi. Topraklarında, köylüleri çalıştırırlardı.
Rahipler:
Arazi ve mal sahibi idiler. Din bakımından Papa'ya bağlıydılar. Devlet ve
Halk üzerinde dinsel otoriteye sahiptiler. Devlete vergi vermezlerdi.
Burjuvalar:
Şehir ve kasabalarda oturan, iş ve ticaret'le uğraşan kesimdi. Aydınlar
bu sınıf içinde idi. ( Doktor, Mühendis, Avukat, Tüccar, Sanatçı ) . Siyasal
hakları yoktu. Devlete vergi verirlerdi.
Köylüler:
Halkın çoğunluğunu oluşturmakta idiler. Vergi verirler, askerlik
yaparlar, soylu kişilerin ve rahiplerin tarlalarında çalışırlar, gerektiğinde
onların angaryalarını görürlerdi. Hiçbir siyasal hakları yoktu. Okuma - Yazma
bilmezlerdi. Ekonominin bütün yükü, vergileri bu sınıf karşılıyordu.
3- Fransız
Aydınlarının Etkisi: XVIII.yy.da Fransa'da yetişen filozoflar,
düşünceleri ve eserleriyle, Fransız halkını etkilemişlerdir. Bu aydınlar içinde
en etkili olanları, Monteskiyö, Volter, Didero ve Jan Jak Ruso' dur.
Monteskiyö
, "İran Mektupları " adlı eserinde, bir İranlının ağzından Fransa' daki devlet
rejimini, memleket yönetimini, sosyal durumu eleştirerek, hükümetin
uygulamalarını ve soyluların yaşayışlarını halka göstermeye çalışmıştır.
"Kanunların Ruhu Üzerine" adlı eserinde, devlet rejimlerini inceleyerek, en iyi
devlet rejiminin, kanunları yapan kuvvetle, yürütme kuvvetlerinin birbirlerinden
ayrıldıkları rejimler olduğu fikrine ulaşmıştır.
Volter :
Felsefe, Tarih, Edebiyat, Sosyoloji, Din alanlarında eserler yazmış, eserlerinde
özgürlük ve vicdan özgürlüğü üzerinde durarak, genellikle Kilise ve Papazları
eleştirmiştir.
Didero :
Fransa'nın en büyük Ansiklopedist lerindendir. Fransızları kültür yoluyla
yükseltmeye çalışmış, devlet yönetimini eleştirerek, rejimin değişmesi
gerektiğini söylemiştir.
Jan Jak Ruso :
Düşünceleriyle, Fransız halkını en çok etkileyen düşünürdür. " Sosyal Mukavele "
( Contrat Social ) adlı eserinde; " İnsanın hür olarak doğduğunu, fakat her
yerde zincire vurulmuş bulunduğunu, hakları çiğnenen insanların, bu haklarını
geri almaları için, ihtilalin meşru bir araç olduğunu, hükmetme hakkının yalnız
millette bulunması gerektiğini söylemiştir.
4- Mali Zorluklar,
Vergilerin Ağırlığı : Fransız ihtilalinin en temel nedenidir. Sarayın
israfları, Fransa'nın XVIII.yy. boyunca girdiği savaşlar, devletin ekonomik
durumunun daha da bozulmasına yol açmış, halktan alınan vergilerin artırılmasına
yol açmıştır.
5- Eta jenaronun
toplanması. (5 Mayıs 1789)
1-Rönesans sonrasında ortaya çıkan aydınlanma çağının etkisi .
2-Amerikanın bağımsızlığını kazanması.
3-İngiliz meşrutiyetinin etkisi.
Fransa Kralı, XVI. Lui' nin, halktan
yeni bir vergi almak için "Etajenero" yu toplamasıyla başlayan İhtilal 5
dönemden geçmiştir.
1. Etajenero,
Milli Meclis ve Kurucu Meclis Devri (1789 - 1791) : Etajenero'nun, 5
Mayıs 1789' da toplanmasıyla başlayan bu dönemde, köylü ve Burjuvaların
milletvekilleriyle, soylu ve rahiplerin milletvekilleri arasında toplanma
konusunda anlaşmazlık baş göstermiştir. Toplantıların ayrı ayrı salonlarda
değil, aynı salonda yapılmasını isteyen köylü milletvekillerinin isteği, soylu
ve rahip milletvekilleri tarafından reddedilmiş, bunun üzerine bir araya gelen
köylü ve burjuva milletvekilleri, halkın % 96'sını temsil ettiklerini ileri
sürerek, Etajenero' ya, "Milli Meclis" adını vermişlerdir.
Kral'ın soylu ve rahip
milletvekillerinin etkisinde kalarak ,meclise karşı zor kullanmak istemesi, ve
maliye bakanı Neker' i görevinden atması üzerine halk ayaklanarak, siyasal
hükümlülerin hapsedildikleri "Bastil Hapishanesi"
ni basmıştır. Hükümlüleri kurtardıktan sonra hapishaneyi yakmış, yıkmıştır. ( 14
Temmuz 1789 )
Bu olaydan sonra Fransız halkı
silahlanmış ve İhtilale katılmıştır.
Milli Meclis;
1. Soyluların ve Rahiplerin
derebeylik döneminden kalma bütün haklarına ve ayrıcalıklarına son vererek,
eşitliği kabul etti.
2. Yeni bir Anayasa yaparak, İnsan ve
Vatandaş Hakları bildirisini ( 17 madde ) anayasa'nın başlangıcına koydu.
3. Yaptığı , yeni Anayasa nedeni ile
Milli Meclise, Kurucu Meclis ( Assamblée Constituant) adı verildi.
Kurucu Meclis:
Çalışmaları ;
1. Fransa Meşruti bir krallık
olmuştur.
2. Kanunları yapma yetkisi meclise,
yürütme görevi kralın seçeceği Bakanlar Kurulu'na bırakılmıştır.
3. Kral' a kanunları veto hakkı
tanınmıştır.
4. Kralın kaçma girişimi üzerine
Cumhuriyet'in ilan edilmesini isteyenlere katılmamış, Kral'a Anayasa'ya sadık
kalacağına dair yemin ettirmiştir.
5. Üyelerinin hiçbirisinin, yeniden
seçilmemesi koşuluyla kendini dağıtmıştır. ( 30 Eylül 1791 )
2. Meşruti
Krallık Meclisi Devri ( 1791-1792 ): Bu dönemde, yeni anayasadan memnun
olmayan halk ve Cumhuriyetçiler, Paris'te büyük bir gösteri yapmışlar, kraldan
yana olan Paris Belediye Meclisini dağıtarak "Komün" denilen Belediye Meclisini
kurmuşlardır. Kralın oturduğu "Tüilöri Sarayı" na yürümüşler, sonuçta Kral
tahttan indirilerek, ailesiyle birlikte hapsedilmiştir. Meşruti Krallık Meclisi'
nin dağılması üzerine, Ülke yönetimi "Komün" ün eline geçti. 1791 Anayasa'sı
yürürlüğünü kaybetti.
3. Milli
Konvensiyon Meclisi Devri ( 1792-1795) : Cumhuriyet ilan edilmiş ancak
Cumhurbaşkanı seçilememiştir. Mecliste; Jirondenler ( İllerden seçilmiş
milletvekilleri) , Montanyarlar ( Paris Milletvekilleri ), Mutediller ( Meclisin
ortasında oturanlar- Kararsızlar) olmak üzere üç parti oluşmuştur. Jirondenler;
İhtilalle kazanılan hakların kan dökülmeden yürütülmesini ve uygulanmasını,
Montanyarlar; Cumhuriyetin ve kazanılan hakların kan dökülerek ve şiddetle
korunmasını istemişlerdir. Jirondenlerin yönetimi ele geçirme çabası sonuç
vermeyince, Montanyarlar'la arası açılmıştır. Kral ve Kraliçe yargılanarak idama
mahkum edilmişlerdir. "Devrim evlatlarını yer" kuralının işlediği dönemdir.
İhtilalin etkili isimlerinden Danton ve Robespiyer idama mahkum edilmişlerdir.
"Genel Kurtuluş Komitesi" ve "İhtilal Mahkemeleri" kurularak, haklı-haksız
binlerce kişi öldürülmüştür. Meclis tarafından Komite ve İhtilal Mahkemeleri ne
son verilmiş, Konvensiyon meclisi yeni bir Anayasa yaparak kendini dağıtmıştır.
4. Direktuvar
Devri ( 1795-1799 ) : Devletin rejimi Cumhuriyettir. " Beşyüzler Meclisi
" ve " İhtiyarlar Meclisi " olarak iki meclis oluşmuştur. Kanunları yapmak,
Beşyüzler meclisinin, onaylamak İhtiyarlar Meclisinin görevidir. Yönetimi iki
meclisin belirleyeceği 5 kişiden oluşan Beş Direktör yapacaktı. İçte kralcılar
ve rahiplerle, dışta Avusturya- Prusya-Hollanda ile yapılan savaşlarla
uğraşılmıştır. Napolyon, Mısır başarısızlığı üzerine Fransa'ya geri dönmüş, bu
yönetime karşı olanlarla birleşmiş, Beşyüzler Meclisi toplantı sırasında iken
meclisi askeri kuvvetlerle basarak üyelerin hepsini tutuklatmıştır. Bu
gelişmeler üzerine İhtiyarlar Meclisi kendini dağıtmış, böylece Direktuvar devri
sona ermiştir.
5. Konsüllük
Devri (1799-1804) : Anayasa'nın yeniden yapılması için iki komisyon
kurulmuş, yürütme ve yönetme işlerine bakmak için de üç kişiden oluşan, Konsül
seçilmiştir. Konsülün birinci kişisi Napolyon Bonapart' tı. Napolyon'un yazdığı
Anayasa'ya göre üç konsül ülkeyi on yıl yönetecekler, kanunları Senato ve
Tribuna adlarıyla anılan meclisler yapacaktı. Meclis üyelerinden birisinin,
Napolyon'un İmparator olmasını önermesi üzerine halkoyuna gidilmiş, Napolyon
İmparator seçilmiştir. Böylece Konsüllük devri sona ererek I.İmparatorluk dönemi
başlamıştır.
Avrupa’nın Tutumu
İhtilalinin başlangıcında Avrupa’da tepki meydana gelmedi. Hatta bu
kargaşadan Fransa’nın zayıflayarak çıkacağı düşüncesi uyandı. 1791
anayasasındaki “Fransa fetih amaçlı savaşlardan vazgeçmiştir” maddesi
memnunluk uyandırmıştı.
Ancak ihtilal sonucunda mutlakıyetin yıkılıp cumhuriyetin kabulü Avrupa
krallıklarını telaşa düşürdü. Avrupa devletleri Fransa’ya karşı birleşti.
Fransa ile Avrupa devletleri arasında yapılan savaşlarda Fransa Avrupa’nın
büyük bir kısmını ele geçirdi. Avrupa coğrafyası büyük ölçüde
değişti.
Savaşlar Napolyon’un yenilgisi ile sonuçlandı.
Fransız ihtilalinin Sonuçları:
1. Soyluların ve rahiplerin ayrıcalıkları kaldırılarak eşitlik ilkesi getirildi.
2. Mutlak monarşi yıkılarak, egemenliğin halktan geldiği kabul edildi.
3. Eşitlik, adalet, milliyetçilik, hürriyet, ulusal egemenlik, laiklik,
cumhuriyet gibi kavramlar önem kazandı.
4. Milliyetçilik fikrinin yayılması ile imparatorluklar dağılma sürecine girdi.
5. Mahalli otorite yerine merkezi otorite kabul edildi.
6. Eski toplum, eski kültür değerleri ve idareler değişim geçirdi.
7. Fransız İhtilali sonuçları bakımından evrensel olduğundan yeniçağın bittiği,
yakınçağın başladığı kabul edildi.
8. İmparatorlukların yıkılması ile milli devletler kurulmaya başladı.
9. Dağınık halde bulunan milletler
siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
10. Daha önce İngiliz bilgini Locke tarafından ileri sürülen ve Amerika
bağımsızlık savaşları sırasında Amerikalılar tarafından kabul edilen İnsan
Hakları Bildirisi Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye
dönüştürüldü. Bunda milliyeti, ailesi ne olursa olsun bütün insanların elde
edecekleri doğal haklar belirtilmiştir.